Türkiye’de hukuk sistemi, laiklik ilkesi gereği evlilik birliğinin kurulmasını “resmi nikah” şartına bağlamıştır. Ancak toplumsal gerçeklerimiz, resmi nikah olmaksızın sadece dini törenle (imam nikahı) yapılan evliliklerin veya birlikteliklerin hala yaygın olduğunu göstermektedir. Ne yazık ki bu tür birliktelikler sona erdiğinde, taraflar kendilerini büyük bir hukuki boşluğun içinde bulmakta ve özellikle kadınlar ciddi mağduriyetler yaşamaktadır.
Glory Hukuk olarak, bir hassasiyetiyle; imam nikahlı eşlerin hukuki statüsünü, hangi hakları talep edip hangilerini edemeyeceklerini ve Yargıtay’ın bu konudaki güncel içtihatlarını tüm şeffaflığıyla ele aldık.
İmam Nikahının Türk Hukukundaki Yeri
Öncelikle acı ama gerçek olan hukuki tespiti yapmalıyız: Türk Medeni Kanunu’na göre imam nikahı, resmi bir evlilik akdi sayılmaz. Dolayısıyla, resmi nikahlı eşlere tanınan “boşanma hukuku” hakları (mirasçılık, yoksulluk nafakası, edinilmiş mallara katılma rejimi vb.) imam nikahlı eşler için geçerli değildir.
Ayrılık durumunda bir “boşanma davası” açılamaz; çünkü hukuken kurulmuş bir evlilik yoktur. Ancak bu durum, imam nikahlı eşin hiçbir hakkı olmadığı anlamına gelmez. Hukukumuzda bu mağduriyetleri gidermek için Aile Hukuku dışında, Borçlar Hukuku ve Ceza Hukuku kapsamında bazı yollar mevcuttur.
İmam Nikahlı Eş Neleri Talep Edemez?
Müvekkillerimizin en çok hayal kırıklığına uğradığı nokta burasıdır. Yanlış beklentilere girmemek için nelerin talep edilemeyeceğini bilmek önemlidir:
- Yoksulluk Nafakası: Resmi nikah olmadığı için, kadın ne kadar mağdur olursa olsun, kendisi için veya yoksulluk nafakası talep edemez.
- Mal Paylaşımı: Evlilik birliği içinde alınan malların yarı yarıya paylaşılması (Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi) kuralı burada işlemez. Ev kimin üzerine tapuluysa, mal onda kalır.
- Miras Hakkı: Eşlerden biri vefat ettiğinde, imam nikahlı eş yasal mirasçı olamaz.
- Boşanma Tazminatı: Medeni Kanun’un 174. maddesindeki hükümleri uygulanamaz
İmam Nikahlı Eşin Hakları Nelerdir? Neleri Talep Edebilir?
“Peki, yıllarımı verdim, ortada kaldım, hiçbir hakkım yok mu?” sorusunun cevabı ise; EVET, bazı haklarınız var. Ancak bu hakları almak için Aile Mahkemesi’ne boşanma davası değil, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne farklı davalar açmak gerekir.
Ziynet Eşyaları (Düğün Takıları)
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; düğünde takılan takılar, nikahın türüne (resmi veya dini) bakılmaksızın kadına aittir (bağışlanmış sayılır). Eğer ayrılık sırasında erkek bu takıları vermiyorsa veya zorla elinden almışsa, kadın “Ziynet Alacağı Davası” açarak takıların aynen iadesini veya bedelini talep edebilir. Bu, imam nikahlı eşin en güçlü olduğu alandır. Konuyla ilgili detaylar için Ziynet Alacağı Davası adlı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Çocuklar İçin Nafaka (İştirak Nafakası)
İmam nikahlı birliktelikten çocuk dünyaya gelmişse, çocuğun hakları babası tarafından (resmi nikah olmasa bile) korunmak zorundadır.
- Babalık Tanıma/Hükmü: Önce babanın çocuğu tanıması veya mahkeme yoluyla babalık davası açılarak nüfusa kaydedilmesi gerekir.
- İştirak Nafakası: Babalık bağı kurulduktan sonra, anne kendisi için nafaka isteyemese de, çocuğun bakımı ve giderleri için babadan nafaka talep edebilir.
Evlilik Vaadiyle Kandırma Nedeniyle Tazminat
Eğer erkek, kadını “resmi nikah yapacağım” diye kandırarak yıllarca oyalamış, imam nikahıyla birlikte yaşamış ve sonra terk etmişse; bu durum Borçlar Kanunu kapsamında “Haksız Fiil” veya “Nişanın Bozulması” hükümlerine göre değerlendirilebilir. Kadın, evlilik vaadine güvenerek uğradığı zararlar (işinden ayrılması, ailesini karşısına alması vb.) ve duyduğu elem nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Maddi ve Manevi Tazminat davası açabilir. Ancak burada ispat yükü davacıdadır ve “kandırılma” olgusunun iyi işlenmesi gerekir.
Birlikte Edinilen Mallara Katkı Payı
Resmi nikah olmadığı için mal rejimi yoktur demiştik. Ancak, kadın çalışarak veya altınlarını bozdurarak erkeğin üzerine alınan bir eve/arabaya katkı sağlamışsa, bu katkısını “Sebepsiz Zenginleşme” hükümleri çerçevesinde geri isteyebilir. Yani “Benim paramla alındı” diyebiliyorsanız ve bunu banka dekontu/tanıkla ispatlayabiliyorsanız, o parayı faiziyle geri alabilirsiniz.
İmam Nikahlı Eş ve Çocuğun Velayeti
Resmi nikah olmayan birlikteliklerde doğan çocuğun velayeti, Türk Medeni Kanunu’na göre doğrudan anneye aittir. Evlilik dışı doğan çocuklarda baba çocuğu tanısa bile, velayet otomatik olarak babaya geçmez. Velayet hakkı annededir. Baba velayeti almak istiyorsa açmak ve annenin çocuğa bakamadığını veya çocuğun üstün yararının babada kalmayı gerektirdiğini ispatlamak zorundadır. Bu konuda anneler, babanın tehditlerine (“Çocuğu alırım, sana göstermem”) karşı hukuki olarak güçlüdürler.Konuyla ilgili detaylar için Velayet Davası adlı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Şiddet Durumunda Koruma (6284 Sayılı Kanun)
Toplumda yanlış bilinen bir diğer husus; koruma kararlarının sadece “evli” kadınlar için olduğudur. Oysa 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun, şiddet mağduru olan her kadını korur. İmam nikahlı eşinizden fiziksel, psikolojik veya ekonomik şiddet görüyorsanız, derhal Aile Mahkemesi’ne başvurarak öğrenebilir ve eşinizi evden uzaklaştırabilirsiniz. Mahkeme, “Siz resmen evli değilsiniz” diyerek talebinizi reddetmez.
Yargıtay’ın Bakış Açısı ve Emsal Kararlar
Yargıtay, son yıllarda verdiği kararlarda imam nikahlı eşi tamamen korumasız bırakmamaya yönelik yorumlar geliştirmektedir. Özellikle “destekten yoksun kalma tazminatı” (eşin iş kazasında ölmesi vb.) davalarında, imam nikahlı eşin de ölenin desteğinden yararlandığı kabul edilmekte ve tazminat hakkı tanınmaktadır.
Ancak, “evlilik birliği” sayılmadığı için genel boşanma haklarının tanınmadığı görüşü istikrarını korumaktadır.
İmam Nikahlı Eşler İçin Hukuki Tavsiyeler
Resmi Nikah Israrı: Birlikteliğin başında mutlaka resmi nikah talep edin. “Sonra yaparız” vaatleri genellikle hüsranla sonuçlanır.
Ekonomik Kayıtlar: Birlikteyken yaptığınız harcamaları, eşinize verdiğiniz borçları veya onun adına alınan mallara yaptığınız katkıları mutlaka banka yoluyla yapın ve açıklama kısmına not düşün. Elden verilen paranın ispatı zordur.
Çocuğun Nüfusu: Çocuğu kesinlikle babanın nüfusuna “tanıma” yoluyla kaydettirin. Başkasının üzerine kaydettirmek veya sadece annenin üzerine kaydettirmek ileride nafaka ve miras haklarını zorlaştırır.. Konuyla ilgili detaylar için Tedbir Nafakası Nedir? adlı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Sonuç
İmam nikahlı birliktelikler, hukuki güvenceden yoksun, riskli birlikteliklerdir. Ancak ayrılık vakti geldiğinde “hiçbir hakkım yok” diyerek köşeye çekilmemelisiniz. Ziynet eşyalarınız, çocuğunuzun nafakası, şahsi katkı paylarınız ve manevi tazminat haklarınız için hukuk mücadelesi verebilirsiniz.
Bu süreç, standart bir boşanma davasından çok daha karmaşık ve ispatı zorlu bir süreçtir (Borçlar Hukuku genel hükümlerine dayandığı için). Bu nedenle, emsal kararlara hakim, tecrübeli bir Ankara boşanma avukatı ve hukuk bürosu ile çalışmak, hak kaybınızı en aza indirmek için hayati önem taşır. Avukat Aliye Yıldız Varsın ve Glory Hukuk ekibi, resmi nikah olmasa dahi mağduriyetinizi giderecek tüm hukuki enstrümanları sizin adınıza kullanmaya hazırdır.



