Soybağının Reddi Davası
Türk Medeni Kanunu, ailenin ve doğan çocuğun korunması amacıyla güçlü bir varsayım üzerine kuruludur: “Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.” (TMK […]
Türk Medeni Kanunu, ailenin ve doğan çocuğun korunması amacıyla güçlü bir varsayım üzerine kuruludur: “Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.” (TMK […]
Boşanma davası sonuçlandığında ve karar kesinleştiğinde, hukuken evlilik birliği sona erer. Taraflar artık “bekar” statüsündedir. Ancak Türk Medeni Kanunu, boşanan kadınlar için hemen yeniden evlenmeyi engelleyen teknik bir kısıtlama getirmiştir.
Türkiye’de boşanma oranlarının artmasıyla birlikte, parçalanmış ailelerde çocukların hukuki statüsü ve sosyal hayattaki durumları daha sık tartışılır hale gelmiştir. Boşanma davası bittikten ve velayet anneye verildikten sonra, annelerin en sık
İslam hukukuna göre erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği mal, para veya ziynet eşyasına “Mehir” denir. Toplumumuzda genellikle dini bir vecibe olarak görülen mehir, hukuki boyutu en çok
Toplumumuzda nişan, evliliğe atılan ilk ve en ciddi adım olarak kabul edilir. Büyük umutlarla çıkılan bu yolda, ailelerin tanışması, düğün hazırlıkları, ev tutulması ve eşya alınması gibi süreçler hem duygusal
Nişanın Bozulması Nedeniyle Tazminat ve Hediyelerin İadesi Davası Makaleyi Oku
Şiddet, sadece fiziksel bir saldırı değildir; psikolojik baskı, ekonomik kısıtlama, hakaret, tehdit ve ısrarlı takip de şiddetin en ağır türleridir. Türkiye’de aile içi şiddetin önlenmesi adına atılmış en büyük hukuki
Her çocuğun, biyolojik anne ve babasının kim olduğunu bilme hakkı, evrensel bir insan hakkıdır. Türk Medeni Kanunu, evlilik birliği içinde doğan çocuklarda babanın “kocaso” olduğunu varsayar (Babalık Karinesi). Ancak evlilik
Boşanma kararı kesinleştiğinde, evlilik birliği hukuken sona erer ancak ebeveynlik görevi ömür boyu devam eder. Mahkemeler, boşanma sırasında çocuğun velayetini, o günün koşullarına göre “çocuğun üstün yararını” en iyi gözetebilecek
Türkiye’de hukuk sistemi, laiklik ilkesi gereği evlilik birliğinin kurulmasını “resmi nikah” şartına bağlamıştır. Ancak toplumsal gerçeklerimiz, resmi nikah olmaksızın sadece dini törenle (imam nikahı) yapılan evliliklerin veya birlikteliklerin hala yaygın
Evlilik birliği, eşlerin birbirine sadakat yükümlülüğü üzerine kuruludur. Türk Medeni Kanunu, sadakat yükümlülüğünün ihlali olan zinayı (aldatmayı), boşanmanın en güçlü, “mutlak” ve “özel” sebeplerinden biri olarak düzenlemiştir (TMK m. 161).