657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) kapsamında görev yapan kamu personellerine, kanun ve yönetmeliklere aykırı davrandıkları gerekçesiyle verilen idari yaptırımlardan biri kınama cezasıdır. Kanundaki tanımıyla kınama; memura görevinde ve davranışlarında “kusurlu” olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Birçok memur, mali bir kesinti yaratmadığı için bu cezayı önemsememe veya sineye çekme eğilimindedir. Ancak bu çok büyük bir hukuki yanılgıdır.
Sicilinize işlenen bir kınama cezası; gelecekteki görevde yükselme (müdürlük, şeflik) sınavlarında karşınıza bir engel olarak çıkar, tayin taleplerinizde idarenin takdir yetkisini aleyhinize kullanmasına neden olur ve en tehlikelisi, aynı fiilin tekrarlanması halinde bir derece ağır ceza (aylıktan kesme) almanıza yol açar. Bu nedenle, haksız veya usulsüz bir şekilde verildiğini düşündüğünüz kınama cezalarına karşı mutlaka yasal yollara başvurmalısınız. Ankara gibi idari yargının ve kamu kurumlarının merkezinde, sürecin hatasız yönetilmesi için tecrübeli bir Ankara memur davaları avukatı ile çalışmak, mesleki sicilinizi ve geleceğinizi korumak adına atacağınız en doğru adımdır. Glory Hukuk & Danışmanlık olarak, haksız disiplin cezalarına karşı memurların hak arama mücadelesini titizlikle yürütüyoruz.
Kınama Cezası Hangi Hallerde Verilir?
657 sayılı Kanunun 125/B maddesinde, memura kınama cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller tek tek sayılmıştır. Bu hallerden en sık karşılaşılanları şunlardır:
- Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak,
- Kurumun araç, gereç ve benzeri eşyasını özel işlerinde kullanmak veya kaybetmek,
- Hizmet dışında (sivil hayatta) devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
- Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini (ticari faaliyetlerini) 15 gün içinde kurumuna bildirmemek,
- Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak veya kurum mensuplarına sözlü/yazılı olarak sataşmak,
- Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak.
İdare, bu maddeler dışında kalan “kıyas yoluyla” başka bir eylemi kınama cezası kapsamına sokamaz. Eylemin kanundaki karşılığı tam olarak neyse o ceza verilmelidir.
Kınama Cezasında Sık Yapılan Usul Hataları (İptal Nedenleri)
İdare Mahkemeleri, bir disiplin cezasını iptal ederken memurun o suçu işleyip işlemediğinden (esastan) ziyade, kurumun cezayı verirken kanundaki usul kurallarına uyup uymadığına bakar. Disiplin hukuku katı şekil şartlarına tabidir. Kurumun yapacağı ufak bir usul hatası, eylem gerçek olsa dahi cezanın iptaline neden olur.
Diğer tüm memur disiplin cezaları süreçlerinde olduğu gibi, kınama cezasında da iptale yol açan en yaygın usul hataları şunlardır:
Savunma Hakkının Kısıtlanması
Memura, iddialara karşı savunmasını hazırlaması için en az 7 gün süre verilmesi anayasal bir zorunluluktur. Savunma istem yazısında, memurun tam olarak hangi gün, saat ve eylemle suçlandığı, hangi kanun maddesinin ihlal edildiği açıkça yazılmalıdır. “Hakkınızdaki şikayetler üzerine…” gibi soyut ifadelerle savunma istenemez.
Soruşturma Zamanaşımı
İdare (disiplin amiri), suç sayılan fiili öğrendiği tarihten itibaren 1 ay içinde kınama cezası için soruşturmaya başlamak zorundadır. Bu süre geçerse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ayrıca, fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl geçmişse idare artık o olaya dayanarak hiçbir şekilde ceza veremez.
Bağımsız Muhakkik Atanmaması
Disiplin amiri “Ben olayı gördüm, savunmanı ver, cezanı kestim” diyemez. Mutlaka memurla aynı statüde veya ondan daha üst makamda tarafsız bir soruşturmacı (muhakkik) atanmalı, deliller toplanmalı ve bir rapor hazırlanmalıdır.
Alt Ceza (İndirim) Uygulanmaması
Memurun geçmiş hizmetleri başarılıysa ve özlük dosyasında daha önce alınmış bir disiplin cezası yoksa, idare bir derece hafif olan (Uyarma) cezasını uygulamayı değerlendirmelidir. İndirim yapılmıyorsa, bunun haklı gerekçesi kararda açıkça belirtilmelidir.
Kınama Cezasına Kurum İçi İtiraz Süreci
Hakkında kınama cezası tesis edilen memur, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içinde kurumun “Disiplin Kurulu’na” itiraz edebilir.
- İtiraz süresi (7 gün) geçirilir veya itiraz edilmezse ceza kesinleşir ve sicile işlenir.
- İtiraz mercileri (Disiplin Kurulu), itiraz dilekçesini aldıktan sonra 30 gün içinde bir karar vermek zorundadır.
- Kurul itirazı haklı bulursa, disiplin amirinin verdiği kınama cezasını tamamen kaldırabilir veya bir derece hafif olan uyarma cezasına çevirebilir.
- İtiraz reddedilirse (veya 30 gün içinde idarece hiçbir cevap verilmeyip zımni ret gerçekleşirse) idari yargı (mahkeme) süreci başlar.
Kınama Cezasına Karşı İptal Davası Nasıl Açılır?
Memur, kınama cezasına karşı kurum içi itirazı reddedildikten sonra kararın kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde İptal Davası açmalıdır. (Memur dilerse kurum içine itiraz etmeden, cezanın tebliğinden itibaren doğrudan 60 gün içinde de dava açabilir).
Dava, memurun görev yaptığı (kurumunun bulunduğu) yerdeki İdare Mahkemesinde açılır. İdari davalar yazılı yargılama usulüne tabidir; yani duruşma yapılmaz (istisnalar hariç). Sizi haklı çıkaracak tüm deliller, usul hataları ve Danıştay emsal kararları, İdari Yargılama Usulü Kanunu’na (İYUK) uygun olarak hazırlanmış bir dava dilekçesinde sunulmalıdır.
Kınama cezası idari bir işlem olduğu için dava süresince kendiliğinden durmaz. Sicile işlenmesinin önüne geçmek için davada mutlaka “Yürütmenin Durdurulması (YD)” da talep edilmelidir.
Kınama Cezası Sicilden Ne Zaman Silinir?
Eğer kınama cezası mahkeme kararıyla iptal edilmezse sicilde kalmaya devam eder. Ancak bu ceza ömür boyu sicilinizde kalmak zorunda değildir. 657 sayılı DMK Madde 133 uyarınca, kınama cezasının uygulanmasından (kesinleşmesinden) itibaren 5 yıl geçtikten sonra, memur atamaya yetkili amirine dilekçe ile başvurarak cezanın özlük dosyasından (sicilinden) silinmesini talep edebilir. Bu 5 yıllık süre içinde memurun başka bir disiplin cezası almamış olması şarttır.
Mesleki itibarınızı zedeleyen ve gelecekteki terfi/tayin haklarınızı riske atan kınama cezalarına karşı idari yargı sürecini profesyonel bir şekilde yürütmek için Glory Hukuk & Danışmanlık ekibiyle iletişime geçebilir, hukuki destek alabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kınama cezası alan memur tayin isteyebilir mi?
Kınama cezası almak, kanunen (mevzuat olarak) tayin istemeye engel bir durum değildir. Ancak idareler atama ve yer değiştirme taleplerini değerlendirirken memurun liyakatine ve siciline bakar. Sicilinde disiplin cezası bulunan bir memurun talebi, “idarenin takdir yetkisi” kapsamında diğer sicili temiz memurlara göre dezavantajlı duruma düşebilir veya reddedilebilir.
Aynı fiili tekrar işlersem ne olur? (Tekerrür Hükmü)
Disiplin cezasının sicilden silinmesi için gereken süre (kınama için 5 yıl) içinde, aynı fiilin tekrar işlenmesi halinde bir derece ağır ceza uygulanır. Yani kınama cezası gerektiren bir fiili 5 yıl içinde ikinci kez işlerseniz, “aylıktan kesme” cezası alırsınız. Bu yüzden her cezanın iptali hayati önem taşır.
Müdürüm bana sözlü olarak kınama verebilir mi?
Hayır. Devlet Memurları Kanunu’nda sözlü ceza diye bir kavram yoktur. Kınama cezası, “memura kusurlu olduğunun YAZI İLE bildirilmesi” şeklinde tanımlanmıştır. Sözlü uyarılar hukuki bir disiplin cezası niteliği taşımaz ve sicile işlemez.
Kınama cezası alan memur şef veya müdür olabilir mi?
Genel olarak kınama cezası, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliklerine göre sınava girmeye doğrudan engel değildir. Ancak birçok kurumun kendi özel yönetmeliklerinde “son x yıl içinde aylıktan kesme veya kınama cezası almamış olmak” gibi şartlar bulunabilmektedir. Bu nedenle cezanın varlığı, mülakat aşamasında idarenin tercihini olumsuz yönde etkileyecek en büyük unsurdur.

